logo die linke 530x168

Türkiye, AGİT seçim gözlemcisinin ülkeye girmesine izin vermiyor

Andrej Hunko, 21 Haziran 2018 tarihli basın açıklaması

Türkiye’de önümüzdeki hafta sonu gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi öncesinde, Türk Hükümeti AGİT’e (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) bağlı seçim gözlemcisi ve SOL PARTİ Federal Meclis Grubu’nun Avrupa Politikaları Sözcüsü Andrej Hunko’nun Türkiye‘ye girmesine izin vermiyor. Hunko, konu hakkında şu açıklamada bulundu: „Türkiye’nin AGİT Daimi Temsilcisi, Konsey’in bugünkü toplantısında, Türkiye’nin, AGİT seçim gözlemcisi olarak akredite edilmiş olan şahsımın Türkiye’ye girişine izin vermeyeceği konusunda bilgi vermiştir. Bilgilendirmenin yapıldığı esnada, Viyana Havaalanı’nda kalkışa hazır uçakta bulunmaktaydım. Türk Hükümeti, uluslararası seçim gözlemciliği kurumunu bugüne dek eşine rasltanmamış bir şekilde aşağılamaktadır. Heiko Maas, Erdoğan Hükümetine karşı harekete geçerek, seçim gözlemciliği görevlerinde yer alan Alman milletvekillerinin bu görevlerini hiçbir engelleme ile karşılaşmadan yapabilmelerini sağlamak zorundadır.

Viyana’da uçağı durdurarak terk etmek zorunda kaldım. Alman Federal Meclisi üyesi bir milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin bir üyesi olarak, 2011 yılından bu yana, Türkiye’de gerçekleştirilen bütün seçimleri yerinde izledim. Erdoğan’ın bu şekilde uluslararası seçim gözlemciliğine karşı harekete geçmiş olması, AKP açısından kılpayı sonuçlar gösteren seçim anket sonuçlarından kaynaklanan asabiyetin giderek büyüdüğünü göstermektedir. Bu tavrın başka bir açıklaması olamaz.

Açıkça görüldüğü üzere, Erdoğan Hükümeti kendisi için son derece önemli olan bu seçimlerde istediği gibi at oynatabilmek arzusunu taşımaktadır. Seçim öncesinde yapılan yasa değişikliğiyle, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasının ve oy verme işleminin sadece devlet memurlarının ddenetiminde gerçekleşmesinin önü açılmıştır. Seçim sandıklarının taşınması da, Erdoğan Hükümetinin her türlü araca başvurarak, Pazar günü kendisi açısından başarılı sonuçlanacak bir seçimi sahnelemeyi güvence altına almak istediğini göstermektedir."